Danışmanlığımız hakkında bilgi almak için arayınız... İletişim Gizle
Dengeli Beslenin Formda Kalın...

Organik Besin Kavramı

Organik gıda son dönemlerde gerek medyanın da etkisiyle üzerinde durulan bir konu oldu. Organik gıda adı altında satılan ürünlerin etiketlerini okumak, topluma etiket okuma bilincini de beraberinde getirdi ancak etiketlerdeki bazı karışıklıklar da kafaları yeni soru işaretlerine gebe bıraktı.

• Organik gıdalar gerçekten sağlıklı mı?

• Tüm etiketler tamamen doğru ve eksiksiz mi?

• Organik gıdalar neden bu kadar pahalı?

Organik gıda nedir?

Organik gıda sağlıklı yaşam için bir başlangıçtır aslında. Sebze, meyve, tam tahıllı tahıllar ve sağlıklı bitkisel sıvı yağlar tüketmekten öte, artık önemli olan besinlerin güvenilirliği ve bunun sürdürülebilirliği önemli olan. Bu gıdaların tüketilmesi insan sağlığını farklı yönlerden etkileyebildiği gibi yetiştirildiği topraklara da bir hayli etkisi vardır.

Organik gıdaların üretiminde çiftçilere sentetik pestisit, GDO, petrol veya arıtma çamuru bazlı gübrelerin kullanımı için izin verilmez.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR NELERDİR?

Bitki ve hayvanların organizmalarının DNA’ larının değiştirilmesidir. Bu ürünlerin insanlar ve çevre üzerindeki etkileri belirlemek için kısa vadeli testler uygulanmıştır. Çoğu ülkelde organik ürünler GDO içermemektedir. Organik hayvancılık, açık havada erişimi kolay ve organik yem kullanılarak icra edilmektedir. Genetik olarak antibiyotik, büyüme hormonları ya da herhangi bir yan ürün verilmemektedir.

ORGANİK GIDALAR ORGANİK OLMAYANLARA GÖRE DAHA BESLEYİCİ Mİ?

KANITLAR BELİRSİZDİR! Bazı çalışmalarda organik sebze ve meyvelerin diğerlerine göre daha yüksek miktarda C vitamini, iz elementler (demir, çinko, mangan, bakır, magnezyum, selenyum molibden, azot, bor ve kükürt) ve antioksidan içerdiği dikkati çekmiştir.

ORGANİK GIDALARIN FAYDALARI

Organik gıdalar sağlığımız adına çeşitli avantajlar sağlamaktadır. İçerdiği yüksek antioksidan seviyesi yanında besin alerjilerine olan semptomları azaltması ve kimyasallara mağruz kalmamamız da avantajları arasında sayılmaktadır. Organik ürünler daha az pestisit içerir.

*PESTİSİT: Ot, böcek ve mantar ilaçları gibi kimyasal maddeler, koruyuculardır. Bu ürünler gıdalar üzerinde kalmaktadır bu nedenle bol akan suyun altınca besinlerin titizlikle yıkanması gereklidir.

PESTİSİTLER NEDEN ÖNEMLİDİR?

Çocuklar ve anne karnındaki fetüs için az gelişmiş bağışıklık sistemleri nedeniyle pestisit maruziyeti durumunda savunmasız kalırlar ve bu durumda halen gelişmekte olan beyinleri için üzerinde durulması gereken bir konudur. Erken yaşlarda motor fonksiyon bozukluklarına, davranışsal bozukluklara neden olabilir. Hamile kadınlar da yine stresin neden olduğu zayıflamış bağışıklık sistemi nedeniyle pestisitlere karşı daha savunmasızdırlar. Ayrıca pestisitler anne sütü aracılığıyla çocuğa da geçebilir. İlk maruz kaldığı anda değil ancak gecikmeli olarak yıllar sonra etkisini gösterip, sinir sistemi üzerinde harabiyete neden olabilir. Bu kimyasallar bedene yük olarak da tanımlanabilirken baş ağrısı, doğum kusurları ve zayıf bağışıklık sistemi üzerinde başka başka sağlık sorunlarına yol açabilir.

Amerikada kar gütmeyen bir kuruluşta çevre çalışma grubu tarafından yapılan çalışmada aşağıdaki 11 meyve ve sebzede pestisit seviyeleri çok yüksek bulunmuştur bu nedenle bu meyvelerin organik alınması önerilir.

*elma
*biber
*havuç
*kereviz
*kiraz
*ithal üzüm
*marul
*nektarin
*şeftali
*armut
*armut
*çilek

Kalın kabuklarından dolayı kendini koruyabilen ve bu nedenle böcek ilacı kullanımına gerek kalmayan, düşük pestisit seviyelerine rastalan diğer sebze ve meyveler aşağpıda sıralandırılmıştır.

*kuşkonmaz
*avokado
*brokoli
*lahana
*tatlı mısır
*patlıcan
*kivi
*mango
*soğan
*papaya
*ananas
*tatlı bezelye
*tatlı patates
*domates
*karpuz

YIKAMA VE DURULAMA İLE PESTİSİTLER AZALIR ANCAK TAMAMEN KAYBOLMAZLAR.
(kaynak: ABD çevre Çalışma Grubu)

Et ve süt hayvancılığını düzenleyen yönetmelikler ülkeden ülkeye değişir. ABD de et ve süt ürünlerinin böcek ilacı seviyelerinde en düşük seviyeye sahip olduğu bulunmuştur.

Ülkemizde etiketlerde yazan “Doğal” kelimesini organik gibi düşünüyoruz hâlbuki doğal kelimesi geniş bir yelpazeyi ifade eder ve % 100 organiktir diyemeyiz. Yurtdışındaki ülkelerde etiketlerde “USDA Organik” yazarsa % 100 organik, yalnızca “USDA” terimi varsa % 95-100 arası organiktir demektir. Bizde de bu tarz bir uygulamaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Her organik gıda sağlıklı değildir. Pazarlama sirkülâsyonu nedeniyle raflarda organik atıştırmalık – abur cuburlar görüyoruz. Bu noktada organik gıda ile sağlıklı gıda arasındaki farkı hatırlamak gerek. Unutmamak gerek ki atıştırmalıklar organik de olsa içerisinde tuz, yağ ve şeker olduğundan kalorileri de bunlarla birlikte yükselir.

Genetiği değiştirilmiş gıdalardaki önemli bir risk geni aktarılan besine alerjisi olan kişilerin, başka bir besini yediklerinde haliyle aynı alerjik reaksiyonu yaşayabilmesidir.

Özetle, artan nüfusun tüketim hızına yetişebilmek amacıyla gıdalara uygulanan çeşitli kimyasal yöntemler, gıdanın raf ömrünü uzatmakta ancak besin değerini düşürmektedir. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki organik besinlerdeki vitamin ve mineraller ile antioksidanlar, genetiği değiştirilmiş besinlere göre daha yüksek oranda bulunmaktadır. Genetiği değiştirilmiş besinlerin ileriki yaşlarda ve gelecek nesillerde nasıl etki oluşturacağı, ileriye dönük uzun süre gerektiren araştırmalar sonucu ortaya çıkacaktır.

(logolarIN organik besinlerde bulunması zorunludur, bu logoları lütfen kontrol ediniz.)

Dikkat etmemiz gereken, hazır gıdalardan uzak durmak, her sebzeyi – meyveyi ve balığı mevsiminde tüketmek, güvenilir markalardan alışveriş yapmak, gıdaların ambalajlarını dikkatlice incelemek – etiket okuma alışkanlığı edinmek, raf ömrüne – tadına ve kokusuna dikkat etmektir.